“FETÖ SULANDIRILIYOR”

“FETÖ SULANDIRILIYOR”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın gazetecilere ve onların sorunlarına uzak olduğunu belirterek, “Adı İletişim Başkanlığı ancak ne gazetecilerle ne de basın meslek örgütleriyle iletişim yok. Kapalı devre çalışan, trolleri organize eden, belli gazetelere başlıklar gönderen bir sistem kurulmuş. Bu sistemde gazeteciler yok, gazetecilerin sorunlarına çözüm yok, basın meslek örgütlerine randevu dahi yok” dedi.

Reklam
21 Aralık 2020 - 07:40

CHP’li Sertel: İletişim Başkanlığı’nın gazetecilerle iletişimi yok

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın gazetecilere ve onların sorunlarına uzak olduğunu belirterek, “Adı İletişim Başkanlığı ancak ne gazetecilerle ne de basın meslek örgütleriyle iletişim yok. Kapalı devre çalışan, trolleri organize eden, belli gazetelere başlıklar gönderen bir sistem kurulmuş. Bu sistemde gazeteciler yok, gazetecilerin sorunlarına çözüm yok, basın meslek örgütlerine randevu dahi yok” dedi.

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorunları, basın kartından yaşanan iptaller, yerel televizyonların talepleri ve tüm bunlara İletişim Başkanlığı’nın duyarsızlığıyla ilgili konuları gündeme getirdi.

ÇÖZÜM İKTİDARIN SON BULMASI

Gazetecilerin yıpranması ile ilgili yasa basın kartına bağlı olduğu için bu kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen Meclis’ten yine aynı şekilde geçtiğini hatırlatan Sertel, “Bütün bunlar tartışılırken İletişim Başkanlığı sessiz kaldı. Dolayısıyla yıpranmadan yararlanılacaksa bizim kart verdiğimiz gazeteciler yararlansın, bizim haklarını gasp ettiğimiz gazeteciler yararlanmasın denildi. Gazetecilerin sorunlarının tamamının çözülmesi için bu iktidarın tamamen çekip gitmesi, tek adam yönetiminin sona ererek demokratik parlamenter rejimin yeniden getirilmesi lazımdır. Türkiye’de özgür basının, soru soran gazeteci döneminin, araştırmacı gazeteciliğin yeniden önem kazanması için bu iktidarın son bulması gerek ve öyle de olacak” dedi.

Son beş yılda 3 bin 804 gazetecinin kartının iptal edildiğini, 795 gazetecinin kartının da milli güvenlik nedeniyle iptal edildiği bilgisini veren Atila Sertel, “Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü döneminde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin, Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun, Ankara ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin temsilcilerinin de arasında bulunduğu bir komisyon tarafından kartlar verilirken bugün basın meslek örgütlerinin hiçbiri yok. Bunun yerine geçmişte şaibeleri bulunan isimlerle oluşturulan bir komisyon var. Binlerce gazetecinin kartı gerekçe dahi gösterilmeden iptal edildi. Yine yüzlerce gazetecinin kartı hiçbir gerekçe sunulmadan başvuruları bekletiliyor. İki yıldır aşkın süredir ‘kartınız incelemede’ yazısıyla bekleyenler var. Aksaray Uluırmak Gazetesi sahibi Cengiz Tarhan, 15 yıl taşıdığı sürekli basın kartını yenilemek için başvurdu ancak uzun süre beklemesine rağmen kartına kavuşamadı. Ve kısa bir süre önce de vefat etti. Onun ve diğer gazetecilerin hakkını gasp edenler ne diyecekler merak ediyorum” diye konuştu.

“KAÇAK YAPANA CEZA YOK HABERLEŞTİRİNE VAR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kurulduğundan itibaren hiçbir meslek örgütüyle iletişim kurmayan bir yapı haline dönüştüğünü vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, basın meslek örgütlerinin randevu istemelerine rağmen İletişim Başkanı ile görüşemediğini söyledi. Fahrettin Altun’un küçük Recep Tayyip Erdoğan halini aldığını ifade eden Sertel, şöyle devam etti:

“İletişim Başkanlığı’nın başındaki kişi adeta küçük Recep Tayyip Erdoğan olmuş ve o şekilde davranıyor. Bu kişinin medyaya bir yararı olmadığı gibi gazeteleri cezalandıran bir anlayışla yönetim sergiliyor. Boğaz’da hazine arazisine kaçak yapılan çardağı görüntüleyen ve haberleştiren Cumhuriyet gazetesine Basın İlan Kurumu aracılığıyla büyük cezalar verildi. Cumhuriyet Gazetesi, bu çardağı görmeyip, haberi yapmasaydı bu cezaları almayacaktı. Ama yaptığı için bizzat Fahrettin Altun tarafından cezalandırıldı. Yine bu kaçak yapının fotoğrafının çekilmesi nedeniyle İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu için 10.5 yıl hapis istendi. Bir kişi hazine arazisine kaçak yapı yapıyor ancak kaçak inşaat yapan değil de bunu kamuoyuna duyuranlar cezalandırılıyor. Böyle bir anlayış ve yönetim var.”

“FETÖ SULANDIRILIYOR”

Halka doğruları aktaran ve gazetecilik yapan Sözcü Gazetesi’ni kendilerine muhalif gördükleri için hem yazarlarına hem de gazeteye ağır cezalar veriliyor. Sözcü’nün namuslu dürüst gazetecilerinin FETÖ’cülükle suçlanmasının işi sulandırmaktan başka işe yaramadığını vurgulayan Sertel, “Bunlar ancak FETÖ’nün ekmeğine yağ sürer. İzmir’de Son Dakika Gazetesi FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Bu gazetede çalışan gazetecilerin basın kartları iptal edildi. Ancak bu gazetenin sahibi Eflatun Saygılı ve oğlu Bilal Saygılı’nın Ege Üniversitesi içerisine yaptırdığı Cami Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle açıldı. Bu nasıl bir anlayış” diye konuştu.

YEREL TV’LERE ZAM KATARLI ŞİRKETE İNDİRİM

Yerel televizyon ve gazetelerin ekonomik sorunlarına kulak tıkayan iktidarın Katarlı şirketin 90 milyon dolar borcunu indirdiğini hatırlatan CHP’li Sertel, şöyle devam etti:

“Pandemi öncesinde ve sürecinde ekonomik sıkıntıları gittikçe artan, döviz artışlarıyla baskı maliyetleri, uydu kiraları artan Anadolu basını ve yerel televizyonlar birer birer kapanırken İletişim Başkanlığı ve AKP iktidarı bütün bunları seyrediyor. Bein Sports’un 90 milyon dolar alacağını affeden, Katarlı şirket için doları 5.83’e sabitleyen iktidar, yerel televizyonlara gelince uydu kiralarını doları 7 liradan alıyor. Cumhurbaşkanı’nın Türk Lirası’na yönelin çağrılarına rağmen hem dolar alıyorlar hem de son 6 ayda yüzde 32 zam yaptılar. Defalarca uyarmamıza rağmen düzeltmeye gitmediler, gitmiyorlar.”HABER MERKEZİ

 

 

 

 

Kaynak: Basın bülteni

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bitkisel karışım mucize yarattı  
Bitkisel karışım mucize yarattı  
“Bu politikalarla kadın cinayetleri önlenemez”
“Bu politikalarla kadın cinayetleri önlenemez”