hayatın gizliliği" diyorduk, "özel değil, genel, genel" diye devrin Başbakanı miting meydanlarında ifadeler kullanıyordu. Bizler "soruşturmanın gizliliği" diyorduk daha bir tutuklama bile yokken yani emniyetteki ifadeler çarşaf çarşaf basına servis edilirken maalesef sizler "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz." diyordunuz. Oysa, Askerî casusluk davasında asker kişilerin mesleki onurlarına, namuslarına "casus" lekesi sürülürken, kişisel namusları da "fuhuş" gibi bir kelimeyle irtibatlandırılıyordu ve özel hayatları, aile hayatları, konularıyla komşularıyla olan ilişkileri bozuluyordu. Burada bizler haykırıyorduk yakarıyorduk ama maalesef, iktidar partisi bu söylediklerimizi dinlemiyordu.”Ayarını Bozduğunuz Kantar Gün Gelir Seni De Tartar“Sonra ne oldu? Olan şuydu: Ayarını bozduğunuz kantar gün geldi sizi de tartar hâle geldi. Ve ayarını bozduğunuz kantarla, bir tek siz, sizin bakanlarınız, bakanlarınızın çocukları, Başbakanın mahdumları tartılmak istemedi. Ondan sonra, vicdanların önüne örülmüş sertler, gözlerin önüne inmiş perdeler ortadan kalktı, bazı doğruları görmeye başladınız.” CHP CEZAEVİ KOMİSYONU DOĞRULARIN PEŞİNİ BIRAKMADI “Bu askerî casusluk davasında, ben ve Cumhuriyet Halk Partisinin Cezaevi Komisyonu üyelerimiz o kadar çok mesai verdik, o kadar çok anlattık ama bu konuda sizi ikna etmek mümkün etmek olmadı. Bu kürsüden açık açık anlattım, dedim ki: “Yahu, askerî casusluk davası denilen davada üzüm salkımı modelinden bahsediliyor yani bu tepedekiyle herkes irtibatlı ama irtibatlı olan kimse birbiriyle irtibatlı değil. İddianame öyle.”MEŞHUR SİYAH POŞETİ HAKİM GÖRDÜ SONUNDA!AMA ASIL VİCDANLARIN ÖNÜNDEKİ SİYAH POŞETİ ARALAYALIM… “Ama iddianameye göre Sapanca'da, İzmir'de, Denizli'de eş zamanlı operasyonlar yapılıyor buralarda hard diskler ele geçiriliyor. Hard disklerin hepsi siyah poşet içinde. İddianameyi okuyunca bir de ne görüyoruz: “Hard disklerin, eş zamanlı operasyonda ele geçirilen, birbirini tanımayan bu kişilerin evlerinde ele geçirilen hark disklerin hepsi aynı marka ve seri numaraları birbirini takip ediyor, İstanbul'da aynı yerden alınmış, Türkiye'ye aynı "lock"la ithal edilmiş.” O günlerde dinletemedik. Ama sonra o ayarını bozduğunuz kantar sizi tartmaya kalktığında, HSYK'nın yapısıyla ilgili bu eylül ayında yaşananlardan sonra birden İzmir askerî casusluk davasının hâkiminin gözünün önündeki perde de kalktı. Duruşma sırasında bir anda izlerken "Dur, dur, dur." dedi mübaşire, "Otuz dördüncü saniyeyi geri al, bir daha oynat." ve dedi ki "Görüyor musun, aşağıda arama yapılırken yukarıya bir polis çıkıyor, elinde siyah poşet var." Sonra dedi ki o: "Bak, bilmem kaçıncı saniyede geri iniyor, elinde poşet yok." Sonra da o poşetten Pandora veri tabanı çıkıyor. İşte aradan yıllar geçtikten sonra hakimin gördüğü o poşet, bizim sizi bir türlü ikna edemediğimiz ve oraya gizli bir güç tarafından konulan siyah poşetin ta kendisi! Oysa biz yıllardır vicdanların önündeki o siyah poşeti aralamaya çalıştık, siz o zaman oralı olmadınız.”İSTANBUL ASKERİ CASUSLUK DAVASI MAĞDURLARI İÇİN KANUN HAZIRLAYALIM“Peki, şimdi ne yapacağız? Yapacağınız bir tek şey var, eğer siz şimdi "kumpas" diyorsanız, "Bunlar dijital delil." diyorsanız, "bu deliller orada burada üretildi." diyorsanız, onları şimdi kabul ediyorsanız, o zaman bu İstanbul askerî casusluk davasına gelin Meclis olarak çözüm bulalım. Sadece ilk mağdur oldukları için, onaylanmış oldukları için, Anayasa Mahkemesi de iki arada bir derede bunların davasına bir türlü bakmayı sırayı getiremiyorken, Meclis olarak, getirin bir uzlaşı metni, askerî casusluk davasıyla ilgili, İstanbul askerî casuslukla ilgili tutukluluk hâllerinin kaldırılmasına, yeniden yargılanmalarıyla ilgili on dakikada bu yasayı yaptığınız gibi komisyondan geçirin yarım günde, getirin burada üzerinde bile konuşmadan yapalım. Çünkü 5 tutuklu var içeride ama 45’i de her an dışarı çıktığında yakalanıp gözaltına alınma korkusuyla bir denge hâlinde evlerinde beklemek zorunda olan askerî personel bunlar.”NECDET ÖZEL MAĞDUR ASKERLERİN SESİNİ HİÇBİR ZAMAN DUYMADI“Tabii, biraz önce söylendi, biz bunları yıllarca anlattık, duyanlar oldu duymayanlar oldu, duyup da duymazlıktan gelenler oldu, vicdanının sesiyle hareket etmeyenler oldu. Aynı soyadı taşıdığım Genelkurmay Başkanı bunları hiçbir zaman duymadı. Kendi yöntemlerimle ikna edeceğim diye arkadaşlarını oyaladı. Ve şimdi yapılacak bir tek şey varsa, hiç olmazsa bu son mağdurlarla ilgili iktidar partisi grubunun o defalarca biz söylerken dinlemeyip şimdi kabul ettiğiniz, geldiğiniz noktaya şu mağdur kişilerle, 45 kişiyle ilgili bir düzenleme getirmesidir.”
SİYASET
Yayınlanma: 16 Aralık 2014 - 18:07

CHP Manisa Milletvekili Özel Necdet Özel mağdur askerlerin sesini hiçbir zaman duymadı
SİYASET
16 Aralık 2014 - 18:07








