Özdağ; “Barış isteyenler Devleti masaya çağırmaz”Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan vatandaşların yaşamış oldukları sıkıntının ana kaynağının PKK olduğunu öne süren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ yaşanan tüm tecrübelerden sonra çözüm sürecine dönülmeyeceğini ifade ederek, “Vatandaşı düşünenler, barış isteyenler samimiyse Devleti masaya çağırmaz, PKK’nın bitirilmesini teklif eder.” dedi.Çeşitli gerekçeler öne sürerek terör konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni karalama girişimlerinin PKK ağzıyla konuşmayla eş değer taşıdığını belirten Özdağ, bazı kesimlerin bilinçli olarak “Kürtler Cumhuriyet kurulduğundan beri bağlarını, bahçelerini, yaylalarını kullanamıyorlardı, çözüm sürecinde ilk defa dağlara çıktılar, yaylalarda eğlendiler” ve “Kürtler Cumhuriyet kurulduğundan beri mahpus hayatı yaşıyor” iddialarını ortaya sürdüğünü ve bu iddiaların baştan sona kadar karalama ve yanlıştan öteye geçemeyeceğini ifade eden Özdağ, “Dağlar, yaylalar niye bir etnik kökene ait oluyor. Bu mantıkla hareket ettiğiniz zaman vatan coğrafyasını etnik temelde şuralar şu gruba buralar bu gruba diye ayırmak gerekecek. Daha cümlenin başında vatanın bir kısmı etnikleştiriliyor. Kürtlerin Cumhuriyetten beri mahpus hayatı yaşadıkları söyleminin ise ağızlar değişse de PKK’nın söylemlerinden farkı yok. Bize zulmedildi, ezildik, horlandık, katliama uğradık, eee terör bunun için oldu. Bu, bölücü terörü masumlaştırmanın haklılaştırmanın en ahlaksız biçimidir” diye konuştu.YAŞANANLARIN HİÇBİRİ BEBEK VE SİVİL ÖLDÜRMENİN GEREKÇESİ OLAMAZ“Kürtlerin ezilmesi iddiasının saçmalığı, mesnetsizliği bir yana, ezilmişlikten alçakça bir teröre haklılık payı çıkarmak o eylemlerin kendisinden daha büyük bir cürümdür” diyen Özdağ, “Bebeklerin, çocukların, sivillerin, kadınların öldürülmesi nasıl haklı bir tepkinin neticesi olarak görülebilir. O bebekler o çocuklar o kadınlar Kürtlere ne yapmıştı? Bu olaylar böyle mi değerlendirilir? Zulme uğramaktan kasıt da Şeyh Said, Ağrı, Dersim, Koçgiri gibi ayaklanmalarda devletin bu isyanları zorla bastırmasıdır. Buna zulüm demek o isyanlara niye karşı çıktınız, bıraksaydınız da istediklerini yapsalardı demektir. Ağrı, Bingöl, Varto işgal edilirken, Diyarbakır kuşatılırken devlet Şeyh Said ve avanelerine çiçek mi atacaktı, var mı böyle bir mantık? Ha bu isyanlarda orantısız güç kullanıldığı, sınırların aşıldığı, sonradan bugüne devredilen sorunların kaynağı olan düzenlemelerin yapıldığı tartışılabilir. Ama bunların hiç biri çocuk, bebek, yaşlı, kadın, sivil demeden öldürmenin bir bahanesi olamaz” dedi.BARIŞI DENEDİK İHANETE UĞRADIKBölge halkının terör olaylarından dolayı yaylalara çıkamadığı, arazisini kullanamadığı, hayvancılık yapamadığının doğru olduğunu ancak bunun sorumlusunun devlet değil, PKK olduğunu kaydeden Özdağ, “PKK yokken vatandaş köyünde, yaylasında istediği gibi gezebiliyor, dağların, ovaların tadını çıkarabiliyordu. Çözüm süreci münasebetiyle gelmiş bir rahatlık yok, PKK farklı stratejik nedenlerle barış masasında oturuyor gibi yaparak şehirlere yönelmiş, o ara vatandaş da toprağını rahatlıkla kullanabilmiştir. Ama sonra bunun yanlışlığı PKK’nın şehirleri silahla doldurup kent savaşlarına başladığında görülmüştür. Bir daha aynı masaya dönün demek bırakın PKK şehirlere silah yığmaya devam etsin, kurtarılmış bölgeler onlara kalsın demektir. Bu, barış kisvesi altında PKK’ya mevzi kazandırma çabasından başka bir şey değildir. Bu iddiaları ortaya sürenler samimi olsa bölge halkının dağlara, yaylalara rahatlıkla gidebilmesi, şehirlere mahpus olmaması için başka yolların da var olduğunu dile getirirler. Bunları dile getirdikleri ve hayata geçirildiği an PKK askeri ve siyasi olarak yenilir veya silah bırakır vatandaş da köyüne mezrasına giderek dilediği gibi toprağını kullanır” şeklinde konuştu.HABER MERKEZİ
SİYASET
Yayınlanma: 29 Mart 2016 - 16:13

Özdağ; "Barış isteyenler Devleti masaya çağırmaz"
SİYASET
29 Mart 2016 - 16:13








